Denizli Gezilecek Yerler

Doğasıyla, ünlü yapılarıyla ve tarihi eserleriyle büyüleyen Denizli, geçmişten günümüze pek çok turisti kendine çekmiş bir kent. Farklı kültürlerin buluşma noktalarından biri olan bu bölge popüler alanlarıyla birçok turisti etkisi altına alıyor.

Ege Bölgesi’nde yer alan Denizli, 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip bir il. Denizli horozu ile meşhur olan bu bölge, Ege ile Akdeniz Arasında bir geçiş noktasıdır. Denizden yüksekliği 219 metre olan Denizli’nin tarihi pek çok bölgesi bulunmaktadır. İşte, Denizli gezilecek yerler..

Pamukkale Travertenleri

Denizli’nin en ünlü turizm merkezi olan Pamukkale’de yer alan travertenler, birçok ziyaretçinin ilgisini çekmiş durumda. Travertenlerin üzerinde su ile birlikte yer alan yapı görüntüsüyle birlikte insanları büyülüyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer edinen bu yapı, günümüzde halen ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Kleopatra Havuzu

Pamukkale Travertenleri’nin yanında yer alan Kleopatra Havuzu, Hierapolis Antik Kenti’nde yer alan bir yapı. Roma yıllarından günümüze kadar gelen 2.300 yıllık havuz, hem yaz hem de kış 36 derecelik bir sıcaklığa sahip. Bu özelliği ile yaz kış demeden burada yüzülebiliyor.

Denizli Gezilecek Yerler

Hierapolis Arkeoloji Müzesi

Horozuyla ünlü Denizli’nin bir diğer popüler bölgesi Pamukkale’de yer alan Hierapolis Arkeoloji Müzesi olmaktadır. 1984 yılında restore edilen bu yer, günümüzde en çok ziyaret edilen noktalardan biri haline geldi. Müze içerisinde tarihi eşyalar, çevrede toplanan birçok eser ve arkeolojik kalıntılar yer alıyor.

Honaz Dağı Milli Parkı

Denizli gezilecek yerler arasında yer alan ve manzarası ile birçok kişiyi etkileyen Honaz Dağı Milli Parkı, kışın bembeyaz yazın yemyeşil bir doğaya sahip. 1995 yılından beri milli park olarak turizm noktası olan bu bölge, Ege Bölgesi’nin en yüksek noktası olarak da yer almaktadır. 2.528 metre yüksekliğe sahip Honaz Dağı, ilgi çekici görünümüyle ziyaretçilerini bekliyor.

Tokalı Kanyonu

Denizli’nin en büyük kanyonları arasında yer alan bu kanyon, 20 kilometrelik uzunluğu ile ziyaretçilerini karşılıyor. Son dönemlerde turistlerin uğrak noktası haline gelen bu bölge, aynı zamanda Türkiye’nin de en büyük ve en derin kanyonları arasında yer almaktadır.

Kiralık Villa

Ege bölgesindeki villa kiralamayarak muhafazakar ve daha sakin bir tatil yapabilirsiniz.
Kiralık villa ilanları için : https://www.egevilla.com/kiralik-villa/ bağlantısını ziyaret edebilirsiniz. Ege Villa, Başlangıç olarak sizlere en iyi villa kiralama hizmeti vermek ve tatilinizi muhafazakar ve güvenli bir şekilde yapmanızı sağlayan bir platformdur. Bu amaçla bir çok farklı villa kiralama hizmeti veren acente ve bireysel kullanıcıların kiralık villa ilanları sitemizde paylaşırız. Amacımız en iyi fiyat politikası ile sizlere konforlu bir tatil deneyimi yaşatmak. Bu sayede sizin için en ideal olan Villa’yı en uygun fiyata kiraladığınıza emin olabilirsiniz.

Ayrıca bizim instagram’dan takip ederek kampanyalı kiralık villa ilanlarına bakabilirsiniz. Kampanyalı kiralık villa ilanları için bizi @egevilla.tr  kullanıcı adıyla instagram’dan takip edebilirsiniz.

 

Yorum Yazın...

  • 5/5
    Ahmet SK
    Honaz Dağı Milli Parkı, Denizli Honaz, Pamukkale ve Serinhisar ilçeleri sınırları içinde yer alan Honaz Dağı ve çevresinden oluşur. Honaz Dağı yüksekliği 2.571 metre rakımla Ege Bölgesi’nin en yüksek noktasıdır. Akdeniz ikliminin hakim olduğu milli park; flora, fauna ve jeolojik olarak zengin özellikler göstermektedir. Ormanlarla kaplı olan dağın özel iklim koşulları dolayısıyla bitki çeşitliliği zengin olup, çevresindeki diğer alanlardan daha çok bitki türü bulunmaktadır.
    2020-10-26 tarihinde yazılmış
  • 5/5
    Bahadır Kokkokoğlu
    Bu bölgede bu sporu sevenler için kesinlikle gidilmesi gereken bir rota. Kanyona ulaşması en hızlı yürüyüş şekliyle 2-2.5 saat sürüyor. Gidis dönüş 4-5 saat civarında toplamda 15 km yürüyüş rotası var. Ekipman çok önemli terlikle falan gidilecek bir yol değil. Tedbirli olmakta fayda var.
    2020-10-26 tarihinde yazılmış
  • 5/5
    Cemal
    Antik şehirden çıkan eserlerin sergilendiği müze içeride heykel tabak çanak tarak para takı lahit her tabakadan insanın yaşamında kullandığı eşyalar bulunmakta şehre gezmeye geldiğinizde burayı atlamayın
    2020-10-26 tarihinde yazılmış
  • 5/5
    Ferdi Gökdemir
    Pamukkale gerek şehir merkezine yakınlığı gerekse doğası ve her mevsim 36.5 derece akan suyu ile ülkemizde gerçekten yok olmadan görülmesi gereken yerlerden. Pamukkale sadece travertenlerden oluşmuyor içerisinde bir antik şehir, antik tiyatro ve de şifa kaynağı bir antik havuzdan oluşuyor. Yaz aylarında saat 16.00 dan sonra ziyaret edilmesi daha rahat bir gezi yapmanızı sağlar.Pamukkaleye müze kart ile girmek mümkün müze kartınız yok ise girişte hemen çıkartmak mümkün.Ögrenciyseniz, müze kart için yaninizda muhakkak öğrenci belgenizin çıktısı bulunsun digital halini kabul etmiyorlar.Müze kart öğrenci 15 TL Tam 60 TLİçerdeki büfeler çok pahalı çantanızda yanınızda soğuk içeceğinizi bulundurmanizda fayda var.Antik tiyatroyu ve havuzu ziyaret etmeyi unutmayın.
    2020-10-26 tarihinde yazılmış
  • 5/5
    Tuncer
    #PamukkaleTravertenleriSosyal ve Ulusal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların etkisiyle insan bembeyaz ve masalsı bir yer bekliyor ama travertenlerin bazı bölgelerinin kışın gerçek hali biraz daha sönük bir durumda ama yazın gittiğinizde çok daha güzel ve etkileyici görünüyor. Travertenler yine tarihi çok önemli olan Hierapolis Antik Kenti Ören alanında yer alıyor, tabi bir zamanların görkemli Antik Kentinden günümüze maalesef pek bir şey kalmadığını da belirtmek gerek!Biz Travertenlere yerel bir rehber eşliğinde gittiğimiz için pek çok şey öğrendik. Bir zamanlar travertenler göz alacak kadar bembeyazmış ama yapılan bazı yanlışlar sebebiyle maalesef bölge yara almış! Bu eşsiz travertenlerin arasından yol geçtiğini, dibine kadar gelen özel ve kamuya ait otel ve tesislerin olduğumu öğrendiğimde çok şaşırmıştım! Ama şu an bölge bir kurul tarafından korunup rehabilite ediliyormuş🙏🏻Yol iptal edilmiş, tesisler yıkılıp bölgeye çeki düzen verilmiş, ziyaretçilerin kafasına göre giriş çıkışı engellenip gerekli tedbirler alınmış... Sanırım bu önlemler devam ettiği sürece uzun bir zaman sonra dahi olsa travertenlerin o eski daha da görkemli halini alma ihtimali varmış.Travertenlerin bazı bölgelerine giriş yapıp üzerinde yürüyebiliyorsunuz ama tabi ki ayakkabınızı çıkarmanız gerekli, ayrıca yürürken dikkat edin zemin yer yer çok kaygan olabiliyor. Akan suyun Şubat ayında bile nispeten ılık olduğunu belirtmeliyim. Keyifli gezmeler.
    2020-10-26 tarihinde yazılmış
Puanla: